cancanBey 的个人资料Mehdi & Mesih照片日志列表 工具 帮助

日志


9月3日

Barışmasını bilmeyen kavga etmesin!

.

FIRILDAK

Dudak aşınmaz!

 

 

Ben böylesini görmedim; hem dangalak ve ama hem de çok çok şanslı! Diyorum ki; uyuşturucu haberleri ters etki yaratır ve böylece de uyuşturucu kullanımının artmasına neden olur ve fakat “Adam” buna mukâbil, medyada 2-3 gündür uyuşturucu haberlerine ağırlık veriyor / verdiriyor. Ya hû; bu “Adam”a DECCAL denmez de ne denir?

 

Be kardeşim, bilmeyene bildiriyorsun; uyuşturucu diye bir şey var diyorsun, hint keneviri, kokain, eroin v.s var diyorsun. Merak uyandırıyor, ilgi arttırıyorsun ve böylece de yaygınlaşmasını sağlamış oluyorsun.

 

Aklı sıra bilinçlendirme kampanyası yapıyor! İyi bilinçlendirmeler!

 

Bir şey yapacaksan şunu yap; çatısız ev prototipi geliştir ve bunu yasa ile uygulat. Mevcut çatılı evleri de bu kapsama aldır.

 

Ülkemiz’de en yaygın kullanılan uyuşturucu çeşidi hint keneviridir. Ve yetiştirmesi kolaydır; evdeki, gardrobundaki ceketinin kolunda dahi yetiştiriveriyorlarmış. Çatılarda ışıklandırararak, yağmur sularının uygun biçimde içeri akmasını falan sağlayarak v.s yapıyorlarmış. Nasıl engelleyeceksin bunu?

 

Tamam; bilinçlendirmek bir yoldur ama riskli bir yoldur; kazanacağın kadarını kaybedebilirsin de.

 

Sen eğer gerçekten “DECCAL” filân değil isen, geleceksin bu kardeşine “sen ne diyorsun, ne istiyorsun, ne yapmalıyız?” diyeceksin. Bu kardeşinden faydalanmaya bakacaksın. Ancak; ERGENEKON Da’vâsı’nı kapatmadan, zanlılarını serbest bırakmadan yanıma geleceksen, hiç gelme! Ya da gel kimlerin serbest bırakılmasının gerektiğini ve nedenlerini söyleyeyim, onu da birlikte yapalım…

 

Bu bağlamda şuna da değineyim; varoşlar neden varoş sanıyorsunuz? Uyuşturucu kölesi haline geldikleri için varoş; olayın çapı bu.

 

Neyse; hatam oldu, olmuştur. Düzeltilemeyecek şeyler değildir ama. Benden faydalanın kardeşim ya da ne hâliniz varsa görün; ALLAH’a vereceğim bir canım var, kaderimde acılı sancılı ölüm varsa, oluverir.

 

Zaten; bu süreç Anam’a mâl oldu ki, kaybedecek artık başka bir şeyim de yok, varsın canım da gitsin. (Anam yaşayan ölü vaziyetinde; et yığını gibi âdetâ)

 

“Deccal” değilsen ve şimdi gelmeyeceksen, daha ne zaman geleceksin? Gelmediğin sürece hataya zorlanacağım, sert söylemlere zorlanacağım, çünki sürekli deccallerle içiçeyim, negatif yüklemelere marûzum. Anlatabiliyor muyum?

 

Sert söylemler yaptırarak yakınları uzak ediyorlar; onlarda yol bitmez, 1001 çeşit yol denerler; amân ha, bunlar biraraya gelmesin ya da amân ha, Mesut ULUKAN oralara çıkamasın; anlatabiliyor muyum?

 

Saygıyla…

 

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi


© 
Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

8月16日

Kavgamda kim yanımda?

.

Kavgam

Kavgam

 

 

Benim tek bir hedefim var; yeryüzünde Deccaliyet’in etkisini yok etmek. Ya’nî; uyuşturucu kullanıcılarının Devlet kademelerinde ve kamusal alanlarda yer almalarının önüne geçmek ve tedrîcen de, uyuşturucu illetini yok etmek.

 

Bu başarılabilinecek bir durum mudur; bilinmez. Ancak; başarılamaz ise dünyanın / hayatın sonu yakındır anlamına gelir.

 

Şimdi; uyuşturucunun, kullanıcılarının, hâsılı Deccaliyet’in karşısında olmak için ayrıca bir çatı gerekecek ise, bu çatı sadece ve sadece TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ çatısıdır.

 

TSK’ni henüz etkisi altına alabilmiş değilller ve dahi almaları en güç, en zor varlıktır TSK. Ama TSK’nin Genelkurmay Merkezi’nde görevlendireceği, görevlendirdiği şahıslar hakkında çok paranoyak davranması şarttır; uyuşturucu kullanıcılığının tesbiti için geliştirilen, geliştirilecek olan test metodlarından mutemâdiyen faydalanması kaçınılmazdır.

 

Yanısıra; yine Genelkurmay Merkezi’nde görevli erat ve sivil görevliler yukarıdaki kapsamdadırlar. Genelkurmay Merkezi ve Kuvvet Komutanlıkları, Ordu Komutanlıkları v.b merkezlerinde görevli herkesin her yaptığı yakinen izlenmelidir; eşleri, dostları, akrabaları, hısımlarının içerisinde uyuşturucuya bulaşmış ya da bulaşacak olanların daha sıkı denetimi gerekir.

 

Dnz. Krm. Alb. Dursun ÇİÇEK bu bağlamda kritize edilmelidir.

 

Yukarıdan itibaren uyuşturucu kullanmayanların tek çatısı olarak, her ne kadar TSK’ini sunmuş isem de, Sn. Osman PAMUKOĞLU’da sivil çatıdır. Ve fakat; Sn. Osman PAMUKOĞLU Genel Başkanı olduğu HEPAR’ın merkez ve il, ilçe teşkilâtlarında buna ne kadar dikkat edebilecektir bilemiyorum. Şayet mümkün ise; yerinde testler yapabilecekleri donanıma sahip olmalıdırlar.

 

Devir artık her anlamda 2’ye bölünmüşlük devridir; ya olacağız ya öleceğiz. Ya bu dünyayı cennet yapacağız ya da cehennem yapacak olanlara yenileceğiz.

 

TÜRKLÜK ve TÜRKÇÜLÜK Deccaliyet’in panzehiridir. Ama Deccaller âdeta bukelemundurlar, TÜRKÇÜ’nün önde gideni de oluverirler. Bilinen TÜRKÇÜLER’e sarılmaktan başkaca çare görünmemektedir ki, bunların başlıcaları ERGENEKON adı ile ma’rûf  dava tutuklusudurlar. CHP ve HEPAR’da da TÜRKÇÜLÜK egemendir.

 

*********

 

Ne acıdır ki, bugünki Başbakanımız Deccaldir / uyuşturucu kullanıcısıdır. Deccallerin tek derdi rahatlarıdır, keyfleridir. Rahatlık ve keyfi temin etmek için her yol mubâhdır. Yılan gibi kıvrakdırlar. Acımasızdırlar; sadece ama sadece kendi varlıklarıdır önemli olan ve kendi rafahları.

 

Deccaller tersden konuşurlar, meselâ; “çalış” demeleri “çalışma” anlamındadır. Çalışmasını istemedikleri birisine çalış derler… Düz değillerdir; tersden sonuç alırlar; etki ve tepki metodunu kullanırlar güdüsel olarak. Hep ve her zaman egoyu / nefsi / kibri muhatap – hedef alırlar.

 

Sevdiklerine söverler, sevmediklerine hürmet ederler ya da gıyaplarında iyiliğini istermişcesine davranırlar.

 

Sevdiklerini karalayarak, kötüleyerek büyütürler; çok karalanan, kötülenen adama merhamet edenler çıkacaktır çünki v.b.

 

*********

Meselâ ATSIZCILAR.COM’da CHP övülürken MHP yeriliyor; ters etki söz konudur bunda. Arzuladığı MHP’nin yücelmesi, CHP’nin küçülmesidir. Tek başına bunlar yeterli olmaz elbette…

 

Hâsılı; Başbakanımız mâ’a’l-esef Deccaldir, deccallerin başıdır; ŞEYTAN’dır. Derdi sadece iyi yaşamaktır, başta kalarak, hükmederek rahatının teminidir. Millet, halk, insanlar, hayvanlar, çocuklar, anneler, TÜRKLÜK, Muslimânlık, Hristiyanlık v.s umrunda bile olmaz. Sadece başta nasıl kalırım hesabındadır ama şimdi daha önemli bir hesapları var deccallerin; “Mesut ULUKAN’ı nasıl engelleriz, başa getirmeyiz?”

 

Recep Tayyip ERDOĞAN baştan düşecekse bile, en azından Mesut ULUKAN’ı oraya, oralara çıkarmamalıyız telâşındalar. Çünki; Bendeniz oralara çıkacak olursam kendilerini bitiririm endişesi, korkusu taşımaktalar…

 

*********

 

Deccaller’in ortak fizikî özelliklerinden de söz edeyim; döğmelilerin %70’i, façalıların tamamına yakını deccaldirler / esrarkeşdirler. Ve yeşil gözlülük esrarkeşliğin bir başka versiyonudur ama potansiyel olarak kabul edilmelidirler. Bendenizde yeşil gözlüyüm!

 

*********

 

Recep Tayyip ERDOĞAN’ı baştan indirmek ölüm haricinde pek mümkün görünmüyor; her yolu kullanacaktır, her kötülüğü yapacaktır, her yol mubâhdır; inmeyecektir.

 

İnmesinin gâlibâ tek yolu ölümüdür; ya ölecektir, ya öldürülecektir. Aksi hâlde oradan inmez; Cumhurbaşkanlığı’na kaçar ve ama oralardan ölünceye kadar inmez.

 

Normal işleyen demokrasilerde ise, merhum Şemsi DENİZER’in, yine merhum Turgut ÖZAL’ı indirme metodundan faydalanılırdı ki, o dönemden daha acıklı hâller yaşanmaktadır.

 

Halkın acıklı hâlde olduğunu idrâk etmesi lâzım ama medya araçlarını güdüleyebildiği için bu zor ve zaman alıcı görünüyor.

 

Sadece ölüsü oradan iner, başka türlü inmez oralardan By ŞEYTAN.

 

Saygıyla…

 

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi


© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

6月22日

By R.T.E

.

Deccal

Ne buyurdunuz?

 

 

Çabuk olun; ortalık kan gölüne dönecek ve bunun vebâlini kime kaldıramaz / taşıyamaz. Şayet yaşarsam hepinize hesap sorarım /  soracağım.

 

Deccal By R.T.E’dir. İki kaşının arasında kâfir yazacaktır me’âlli hadîsin işaret ettiği www.tahribat.com adresindeki tahribat ve ayrıca www.rte.gen.tr adresindeki R.T.E’dir; tahribat ma’lûmunuzdur ki yıkımlar anlamına hâ’izdir, rte’yi ise ridde’nin versiyonu olarak alabiliriz ama o zorlama olabilir. Kesin olan www.tahribat.com adresinin kas’d edilmesidir bah’si geçen hadîsde.

 

Diğer bir hadîs ise; Deccal’in Mekke ve Medineye giremeyeceğini içerir ki, bu da İzmir ve tarafımca ma’lûm ama şimdilik kaydıyla mahfûz tutacağım ilçe ve beldesini kast eder. Recep Tayyip ERDOĞAN İzmir’i, sittin sene seçim yapılsa asla ve kat’a alamaz. Dahası, tarafımca ma’lûm olup mahfûz tuttuğum ilçe ve beldeye şahsen / fiziken de giremez, giremedi, giremeyecek.

 

Bir başka hadîs-i şerîf de ise; Deccalin pek bilgin olmayacağı ama kadınlar ile köylüleri (varoşları) kandıracağı bahsedilmektedir; By R.T.E’nin nerelerden oy aldığı ve kadınların kendisine hayranlığı ma’lûmumuzdur ki, esrarkeşlerde şeytan tüyü, ya’nî diğer bir deyişle karizma mevcuttur.

 

Başkaca hadîs-i şerîf ise, Deccal’in nâralarını konu etmiştir ki; By R.T.E’nin nâraları da artık hepimizin ma’lûmudur.

 

Farklı bir hadîste de; Deccal’in güneşi hapsetmesi söz konusudur ki, bu da, gazete ve sâ’ir büyük medya kanallarının, By R.T.E’nin şerrinden ya da sunduğu menfaatlerden ötürü, güdümüne girmesidir.

 

Daha da açıklayabilirim ama inanmak istemeyen her hâl-û kârda inanmayacaktır. Sözün özü; çabuk olun, çünki tahtı, saltanatı, canı için dünyayı birbirine katacak; İran’daki karışıklıkların, Pakistan’ın, Hindistan’da ki bombalama eyleminin, Gürcistan – Osetya – Abhazya karışıklığının, Hamas – İsrail çekişmesinin, ve’l-hâsıl yakın çevremizdeki karışıklıkların tamamında parmağı, dili, nifağı var.

 

A.B.D’yi Ortadoğu’ya çekmeye çalışıyor, İran’ı A.B.D’ye vurdurmak istiyor; tek maksadı varlığının idâmesi ki; iktidârdan düştüğü anda öldürüleceğini düşünerek hareket ediyor.

 

Dünyanın artık sonundayız; By R.T.E karıştırdı ortalığı. Eğer; çabucak uzaklaştırılır ise yerinden ve sonsuza kadar izole edilirse kurtuluş vardır. Yoksa; bu savaş O’nun ve tüm deccallerin ölümü ile sonlanacaktır.

 

*********

 

Sn. Deniz BAYKAL ve Sn. Devlet BAHÇELİ: Çok yakın çalışma arkadaşlarınızdan esrarkeş olanlar ve yani deccal ordusundan olanlar var; gözleri buğuludur, dumanlıdır, koyu yeşilimsilik vardır ya da koyumsudur ve ama buğuludur. Gözler sürmelidir ve çoğunlukla esmerdirler. Beyaz tenlileri soluk beyazdırlar. Sarı tenliler pembemsilikle grimsilik arasındaki bir tene sahipdirler. Gözleri çoğunlukla buğulu, koyu, dumanlı yeşildir; gözlerin altında bir göz daha var gibidirler; derinliklidir gözleri.

 

Bu durumda, ne kadar faydalı olabilirsiniz bilemiyorum; çok çok güvendiğiniz küçük gruplarla hareket etmelisiniz.

 

Şayet mümkünse; yeni ve temiz bir parti kurmalısınız ya da kurulmuşlardan birine birleşerek geçmelisiniz ama çabuk olmalısınız. Seçeceğiniz, test edeceğiniz kişilerle yeni bir parti elzem gibi görünüyor.

Mevcutlarınıza fazlası ile sızma var; CHP’de kısmen daha az ve MHP’de oldukça fazla sızma var. MHP’deki sızmanın da ötesinde, deccal partisi olmuş.

 

Sn. Osman PAMUKOĞLU’nun Parti’si de tazyîk ve kuşatma altında…

 Çok yeni, yepyeni bir partinin acele kurulması şart ve bu birleşmenizle olabilecektir; veriler Siz’de, en sağlıklı kararı Siz’ler alabilirsiniz. Ben sadece ışık tutuyorum.

Yeni partinin adı da "Cumhuriyetçi Halk Partisi" ya da "Cumhuriyet ve Halk Partisi" olsun, lideri de Sn. Deniz BAYKAL olsun. 

 

Saygıyla…

 cancanBey

 

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi


© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

5月30日

Çıkış ne tarafda?

.

Tıkla

İyi seyirler!

 

 

Yaz ha, yaz; yazıyorumda ne oluyor ki? İnsanlar inanmamak için bulabildiğince bahane buluyor, olabildiğince argüman geliştiriyor?!?

 

Ya’nî; Bana inanıldığında kaybınız ne olacak; anlamak mümkün değil?!? Bana inanıp da tarafıma yapabileceğiniz tek iyilik Anacığımı ve Ben’i deccallerin elinden kurtarmanız olabilir ve ama kendinize yapabilecek iyiliğin haddi hesabı yok; Bana inanıp www.atsizcilar.com , http://site.mynet.com/mehdisahibizaman , www.gizliilimler.tr.gg , http://site.mynet.com/zahirvebatin, www.turania.com , www.habervaktim.com, www.habervakti.com, www.tahribat.com ‘un ardındaki şahsı bulmanız yahut Recep Tayyip ERDOĞAN’ı uyuşturucu testlerine tabiî tutmanız yeterlidir.

 

Recep Tayyip ERDOĞAN’ın meşhur “kutsal balyoz” hadisesi vardı hani; neyin nesi idi o olay? Uyuşturucu ile ilgisi olabilir mi? Sara krizi dendi, kan şekerinin düşmesi dendi ama ne olduğu hakkında doyurucu bir bilgi sunuldu mu? Ve o tetkikler elde edilebilinmiş ise, uzman narkotik hekimlerine gösterildi mi?

 

Başbakan, neden Devlet’in sağlık kuruluşlarından kaçarki? Meselâ, şöyle delikanlılar gibi G.A.T.A. ‘da neden bir chek-up’dan geçmez?

 

Başbakan’ın her şeyi gizemli; böyle başbakan mı olur? Devletin’den neyi saklayabilir başbakan? Başbakanların Devlet’ten gizleyebileceği birşeyler olabilir mi?

 

Ama efendim, Devlet R.T.E’yi istemiyor ki, nasıl güvensin; Devlet’le kavgası olan birisi haindir zaten, Devleti’ne güvenmeyen birisi düşmandır, haindir.

 

By R.T.E’yi G.A.T.A’ya chek-up’a zorlayabilecek bir devletde kalmadı zaten ortada; bu hususda muktedir olabilecek tek mercî var, Genel Kurmay Başkanlığı. Ve fakat, maalesef Genel Kurmay Başkanlığımız müthiş bir tereddüte dûçâr vaziyetde. Zaten, tereddüte düşürmek için durmaksızın çabalayanlar var ki, en başta gelen By R.T.E’dir.

 

Ya’nî; bu kadar şaibeli bir başbakanı olacak bir ülkenin, bu kadar gizemli bir başbakanı olacak ya da bir başbakan geldikten sonra ülke tuhaf şeyler yaşayacak; laik - anti laik, sûfî – anti sûfî, Türk – Kürt, Ergenekoncu – Fethullahçı v.b gibi bir sürü çatışma yaşanacak, T.S.K’nın güzide subayları ne idüğü belirsiz, uyduruk bir da’vâ nedeni ile içeri tıkılacak, bilim adamları, sanatçılar, gazeteciler, sendikacılar ve’l-hâsıl vatansever olarak bilindik kim varsa, bugüne değin P.K.K’ya ve bi’l-umûm iç-dış tehlikelere karşı mücadele eden kim varsa içeri tıkılacak ve fakat zoka yutmuş gibi, afyon yutmuş gibi, ölü toprağı serpilmiş gibi, sinema filmi (kurtlar vadisi) izler gibi, sus-pus olacak Devlet-i Âlî’miz! Olacak şey mi bu?

 

Gerçi; Devlet-i Âlî’mi kaldı ortalıkda? Sadece, Genel Kurmay Başkanlığı var; tek ümit o. Aksi hâlde ise; iş vatandaşa düşecek ki; seyreyleyin gümbürtüyü!

 

Muhalefet partilerinin Sn. Genel Başkanları, âcilen Genel Kurmay Başkan’ı ile aynı anda bir görüşme yapıp bu işi artık bitirmeliler.

 

*********

 

Yâ A.K.P. Milletvekillerine ne demeli; vicdanınız ne diyor ey A.K.P. Milletvekilleri? Vicdanınız bugüne değin sizi hiç yanılttı mı? Gerçi, bu devirde vicdanına danışanlar pek milletvekili olamıyor amma, ha’sbel-kader vicdanına kulak verecekler çıkabilir diyerek, umîdvar olmamız gerek, değil mi?

 

Hâlâ, vatan, vatandaş, hemşehri, akraba sevgisi, kaygısı duyan; hâlâ çocuklarını, torunlarını, doğmamış nesebini (kendini) seven, sorumluluk sahibi, ALLAH ve hesap korkusu, kaygısı, saygısı taşıyan, sine-i millete dönebilecek çapta milletvekilleri vardır değil mi?

 

Onurlu, kişilikli, ilkeli, erdemli olup da parmak kaldırma – indirme kuklasına dönüşmemiş ya da dönüşmüşse de durumundan hicâb duyacak ve bir kerre dahi olsa TÜRK’e, Mûsliman’a, İnsan’a yakışır davranacak birileri vardır değil mi?

 

*********

 

Topyekûn anomali yaşıyoruz yâ hû, R.T.E. Başbakan olduğundan beri; dur diyecek yok mu? Normali özleyen, arayan yok mu?

 

Sıradışılıklar, olağandışılıklar devam mı ededursun? Yoksa; artık normalleşmeliyiz, normalimize dönmeliyiz demenin zamanı gelmedi mi?

 

Ne zaman normalleşelim? Kıyametten sonra mı!?!

 

Neyi bekliyorsunuz? Ne olmalı, ne olacak da, neyi bekliyorsunuz? Mehdi ve Deccal filmini mi izliyorsunuz? Siz seyirci misiniz? Deccal’e ve deccallere dur demeyecek misiniz? Dilsiz şeytan mısınız?

 

Çocuklarınız, torunlarınız, nesebiniz size ne der acaba?

 

*********

 

Saygıyla…

 cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

 

3月16日

Adnan DARWİN & Charles OKTAR = Darwinizm

.

Adnan

Ruh ikizleri!

 

 

Adam, Mehdi’nin işini zorlaştırmak için elinden geleni ardına koymuyor; hapse ve hattâ tımarhaneye kapattırmak istiyor. Hapse ve tımarhaneye girmemişse Mehdi değildir diyor. Ötesine de geçiyor ve diyor ki; “Bir kimseye Mehdi demek, o kimse cennetlikdir, imtihana tabiî değildir anlamına geleceğinden büyük günah işlemiş olunur ve bu haramdır…”.

 

E peki, nasıl olacak Adnan efendi? Mehdi nasıl ortaya çıkacak ya da çıkarılacak? Ya’nî Sen’den başkasının Mehdi olarak kabul edilmemesi için midir tüm bu safsatalar?

 

Adam hadis kuluçkası gibi; habire hadis yumurtluyor; âmennâ! İyi de yumurtladığı hadisleri yorumsuz, net, çıplak biçimde yumurtlasa sorun yok. Ancak; yumurtaları boyuyor, ya’nî; kafasına göre hadis yorumluyor ve yorumu ile birlikte veriyor hadisleri!?!

 

Yorumlamaları ise Mehdi’nin Mehdiyetinin kabulünün engellenmesi cihetinde varyetelerden ibâret. Ne yaparsa yapsın; ALLAH neyi kader etmiş ya da edecek ise o olacak, ama şu farkla; tekamülü geciktiriyor.

 

Gerçek Mehdi’nin varlığını gizlemekle cinler âleminin, mûşriklerin, kâfirlerin, mûnkirlerin başlarına geleceğini varsaydıkları olumsuzlukları bertaraf etme çabasında âdetâ! İyi de; ey günahkârlar âkıbetinizden kaçabileceğinizi mi sanıyorsunuz?

 

Ben ölsem ya da öldürülsem; sizin âkibetiniz değişir mi, kaderiniz değişir mi? Cehennemden kaçışınız mı var? Şu an cehennemde değil misiniz? Cehennemdekilerin feryadları değil mi safsatalarınız?

 

Akı kara, karayı ak, maviyi yeşil, yeşili mavi, kırmızıyı mor, moru kırmızı gösterebilen mahâretinizin ALLAH’ın kaderine mâni olabileceğini mi sanıyorsunuz? Debelenip duruyorsunuz!

 

Mehdi’nin son çıkış alâmeti hapsedilmek, tımarhaneye kapatılmak olacakmış! Mış mış da mış mış!

 

Yolunu da gösteriyor, diyor ki; “bir kadın O’na iftira atsın”. Diyelim attı, n’olacak? Diyelim ki; hapse de girdi, tımarhaneye de girdi; n’olacak? Cehennemden kurtulabilecek misiniz? ALLAH’ın nurunu söndürebilecek misiniz?

 

Deccal ordusuna karşı savaşıyorum, direniyorum; olan garib Anacığım’a olacak ve galiba O bu savaşı kaybedecek ama eğer Ben bu savaştan Anam’ı kaybederek çıkarsam, bunu Sizin yanınıza koyarmıyım; Sizi ALLAH’a havale eder miyim?

 

Bu Adnan OKTAR bir tarihde kokainle falan anılmışdı; aslı var mıdır, yok mudur bilemem ama ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye de bir özdeyişin varlığını kulakda küpe tutmak lâzım. E zaten; Ben de uyuşturucu kullancılarının deccal olduklarını söylemiyor muyum?

 

Zaten Din bunların yüzünden Cennet’e değil de, Cehennem’e götüren hâle gelmiş, getirilmiş; “kılavuzu karga olanın burnu boktan kurtulmaz” misâli.

 

Tutturmuş bir DARWİNİZM diye gidiyor; DARWİN’in reklamını yapıyor! Belli bilim çevrelerinin, entellektüellerin dışında kim bilirdi DARWİN’i? DARWİN ha DARWİN diye diye, DARWİNİST yapmaya çalışıyor milleti!?!

 

Madem Mehdi sensin Adnan efendi; tam sırası çak şu DARWİN’e okkalı bir tokat göreyim Sen’i! Hadi bütün Yahudi ve Hristiyanlar sayende Mûslimân oluversinler!

 

Neyi bekliyorsun; gerçek Mehdi’den kopya çekmeyi mi? Oldukça fazla kopya da verdim aslında, değerlendirebileceksen?

 

Gölge etme başka ihsan istemezük; hadi canım, hadi ağır ol molla desinler! Mevcudunu da kaybetme; pirince giderken bulgurundan olma…

 

Oldukça kurnaz birisi ama… Yabana atılır cinsden değil. Ola ki; Devlet Kendisinden bıkacak olup, hapse ya da tımarhaneye falan kapatırsa, “bakın işte Mehdi benim” deyivermeye zemin hazırlıyor. Ve yanısıra da; Devlet bunu göze alamasın da, hapse ya da tımarhaneye kapatmasın diye ön tedbir alıyor; gazetelere de çarşaf çarşaf “Yargı”ya yönelik ilânlar veriyor! E hani Mehdi darlık, sıkıntı, yoksulluk çekecekti; maazAllah çarşaf çarşaf ilânlara yetecek kadar paranız da var!

 

Hasılı; çık aradan kardeşim, çık da ömrünün bir anında bir zararın olmasın!?! Ha bu arada; yine de teşekkürler… Kaş yaparken göz çıkarmak var da, göz çıkarırken kaş yapmak yok mu! Teşekkürler Adnan Hoca!

 

Saygıyla…

 

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

12月19日

Minareler süngü, kubbeler miğfer...

.




Hurufî

Camiiler kışlamız, müminler asker... 

 


Bakın şimdi; bugün Cuma Namazı sırasında İmam Efendi belliki gayrı resmi biçimde zikredilmesi istenen hutbesinde “…İstanbul’da 11-12 kadar Camii kundaklandığını ve bunu kendilerinin bildiği ama zikretmediği bir takım şer güçlerin yaptığını ve bu şer güçlerin amacının Camii cemaatini sokağa çekmek olduğunu ve fakat bu oyuna düşmeyeceklerini ama gerekirse de bunun kararının Camilerde alınacağını…” falan söyledi:

 

Ne anlaşılmalı bu söylenenlerden? Dolduruşun, kışkırtmanın dik âlâsı böylesi değil midir; “sizi kışkırtmaya çalışıyorlar aman oyuna gelmeyin ha!” ?

 

Deccal çift hamle yapmış; camii imamlarını ürküterek cemaatinin desteğini istemesi ya da sağlaması neticesi ile sûfian takımının mutassıp cemaatle birlikte satanist, esrarkeş v.b gibilere saldırıyoruz adı altında cumhuriyetçilere, çağdaşlıkçılara, Atatürkcülere, Ergenekon yandaşlarına saldırtacak buna mukâbil satanist, esrarkeş v.b gibilerin tepkisini sağlayarak mütedeyyin kesime, imamlara, hacılara, hocalara saldırtacak. Yaman bir plan. Şeytani bir plan.

 

Peki ne yapmak lazım; yapılacak olan belli; Deccal belli, en azından sanal adresleri belli ve diyorum ki Devlet isterse en zorlayıcı halde dahi 13 saatte bulabilir Deccali.

 

Peki bulmuyorsa ne düşünmeliyiz; düşünülecek tek şık kalır geriye; Deccal, Recep Tayyip ERDOĞAN’dır.

 

Recep Tayyip ERDOĞAN ve çevresindeki birkaç kişi daha “Hurufî” değiller midir? Ve Hurufiler dünyadaki tüm dilleri anlayabilenler değiller midir? Sesli anlatımın yazıya, harflere dökülmesinden sonra her dili anlayangiller değiller midir? Ve her dili yazabilenler değiller midir?

 

Dünyanın neredeyse genelindeki bu olağandışı halleri nasıl açıklamalıyız; bir hurufinin her tarafa elinin değmesi olarak açıklanamaz mı?

 

Ya ; Ben daha ne anlatayım Siz’e, anlamak istediğiniz kadar anlayacağınıza göre daha fazla yazmanın bir âlemi kalmadı.

 

ALLAH’ın dediği olacak sonuçda. Hayırlısı ne ise o olsun.

 

Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Deccal olduğunu anlayabilecek, kabullenebilecek olanınız var mı? “O deccal değilse O’na Deccal diyen Deccal’dir” düşüncesinin ilk akla gelebilecek düşünce olmasını bile göze alarak O Deccal’dir diyorum; anlayabiliyor musunuz?

 

Bulun www.atsizcilar.com, www.tahribat.com, www.ilhan-arsel.org sitelerinin arkasındaki kişiyi o halde kardeşim. Bulun da Deccal değilse o şahıs Ben’i taşlayın ve ama her kim ise Deccal’i bulun.

 

Ey kendisine Ben Devletim diyenler, Devletin yetki ve yeteneklerini ellerinde tutanlar; n’olur yani bu konuya ciddiyetle eğilseniz; sadece talîmât vereceksiniz ya hû!

 

Saygıyla…

 

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

11月28日

Avele dikiz!

.

Anti-Crist

Deccal kim?

 

 

Gözün aydın Türkiye; nur topu gibi bir oğlun oldu! Adını da Tuncay Güney İPEK koydular; kod adı MESİH!?!

 

E tabiî; Muslimân Türkler’den bir Mesih & Mehdi çıkmışsa; hemen ona mukâbil Yahudi dünyasından da bir Mesih çıkarılmalı; değil mi?

 

Yakındır, az kaldı; i’lân ederler bir biçimde Tuncay Güney İPEK’in Mesihliğini!!! Şimdilerde, başlatılacak olan zihniyet inşâ’âtının temel atma çalışmaları yapılıyor Ülkemiz medyasında; Tuncay Güney İPEK’e dikkatlerin yoğunlaştırılması çabası var ve bunun için ise Tuncay Güney İPEK’e gizem dolu soslar ekleniyor, gizem katılıyor, merak uyandırılıyor. Teknolojinin ve de Devlet kuvvetindeki zâtların desteği ile birkaç tane de kerâmet yumurtlatırlar ise  İPEK’e; işte size nur topu gibi bir MESİH!

 

Gözün aydın Türkiye; nur topu gibi bir oğlunuz oldu; hem de haham ve hem de homoseksüel kişilik bozukluğu raporu ile askerlikten çürüğe çıkarılmış bir zât!

 

Bizim Müslimân Başbakanımız ve O’nun Sûfîân tayfası maaz’ALLAH bir Yahudi bozuntusunun peşine takıldılar gidiyorlar. Oysa; en şedîd Yahudi düşmanlığını bu kesim yapmıyor mu idi!?! Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

 

Ulan siz varken, sionist’e, yahudi’ye gerek mi var? Sizden âlâ sionist mi olur, yahudi mi olur? Menfâ’âtiniz için Şeytan’la dahi işbirliğine girmez misiniz sizler? Şu anda yaptığınız tam da bu değil mi; Tayyip efendi’nin peşine takılıp 85 yıldır Cumhuriyet’i yürüten Ergenekon oluşumuna, ya’nî TÜRKLÜK’e  karşı cephe almadınız mı? Yediğiniz çanağa sıçmak değil de ne bu? 85 yıldır bu camiîler, minareler, kubbeler, ezânlar Cumhuriyet’in, Ergenekon’un, TÜRKLÜK’ün eseri, başarısı değiller mi?

 

Tayyip efendi için önemli olan tek şey sadece ve sadece egosudur, çünki yeryüzünün en aşağılık kompleksine sahip kişisi şu an için O’dur. Ve bu kompleksini yenebilmek adına yücelik olarak değerlendirdiği her basamağı, makamı elde etmek ve elde tutmak için yapmayacağı şey yoktur; gerekirse 5 milyar insan ölebilir bu uğurda. Ne gerekiyorsa, hangi malzeme uygunsa onu kullanmaktan beri duracak bir sebeb görmez O.

 

Ve şimdi isim babalığını kendisinin yaptığı bir evlât hediye ediyor Türkiye’ye; MESİH ya da nâmdiger Tuncay Güney İPEK.

 

Milletin kahramanları ve destanı ise Mahpus damlarında ve mahkemelerde çile dolduruyor ya da hepsi bize karşı bir mizansen = zig zag!

 

Her hâl-û kârda Ergenekon TÜRKLÜK demektir ve daha da önemlisi HAKK’ın ordusunun adıdır ERGENEKON; anlayabiliyor musunuz?

 

Ben TÜRKÜM diyebilen herkes ama herkes, ya’nî kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk ERGENEKON’un yanında saf tutmalıdır. Çünki; 85 yıldır bize iş, aş, huzur, medeniyet sunanlar ERGENEKON’dur, HAKK Ordusudur. ERGENEKON, TÜRKLÜK’dür, MUSLİMÂNLIK’dır.

 

Ya da isterseniz Haham Tuncay Güney İPEK ve O’na hâmîlik yapan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın, Fethullah GÜLEN’in peşine takılın.

 

Saygıyla…

 

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

11月23日

Danimarkalı Tayyip!

.

Anti-Crist

Deccal kim?

 

 

ATATÜRK ile ilgili hakâretâmîz içerik barındıran internet verileri olunca hemen ilgili sitelere erişim yasağı uygulanıyor; âlâ.

Eeee! Hz. Muhammed, Hz. İsa, Hz. Musa ya da diğer Peygamberler ile ilgili hakâret hatta sinkaf dolu sitelere neden erişim serbestisi var; neden göz yumuluyor; işinize böyle geldiği için mi; sizi rahatlattığı için mi; yoksa zaten yazarı siz olduğunuz için mi?

ATATÜRK deyince İllüzyonist Tayyip’in erkekliği, kabadayılığı tavan yapıyor; hemen ATATÜRK’e dil uzatan sitelere, kişilere bir biçimde ceza kesiyor; âlâ.

Yâ diğer tarihsel kişilikler!?! Onlar ne olacak Tayyip efendi? Sen’in kutsalına dokunmak yasak da başkalarının kutsalına herşey mubâh mı?

Neredeyse 8 yıldır internet’e takılıyorum ve de o kadar süredir http://www.ilhan-arsel.org ile www.turan-dursun.com siteleri tebdîl ederek de olsa varlıklarını sürdürüyorlar! E hani Sen Müslimândın Tayyip efendi?

 

Güya Danimarka’daki yayınlara falan höt-zöt diyor; ulan Sen’in Kendi memleketinde Peygamber’e dil uzatılıyor, Danimarkalılardan daha feci biçimde eleştiriliyor, hakâret, kahâret ediliyor; bu ne? Ha? Bu ne?

 

*********

 

Tayyip efendi geçenlerde üstü örtülü şöyle bir açıklama getirdi bu siteleri neden kurduğuna ilişkin; me’âlen dedi ki; “olumsuzdan, menfîden olumluya, müsbete yol açmak için yaptım, yapıyorum o siteleri…”. Sevsinler Sen’i.

Sen’in bu savına inanabilmemiz için anılan sitelerin karşıtlarını da yapman gerekmezmi idi? İlhan ARSEL, Turan DURSUN’un sorularına, açıklamalarına, hakâretlerine, kahâretlerine, sinkaflarına cevaplar içeren siteler de kurman gerekmez mi idi?

Atsızcılar.com ile ilgili de gene aynı şeyleri yapman gerekmezmi idi?

Sonra ATATÜRK ile Peygamberleri eşdeğerde kılmak da neyin nesi oluyor? ATATÜRK millî kahramanımız, millî liderimizdir ve fakat Peygamberler ise evrensel kahramanlar, evrensel liderlerdir. Elma ile armudun mukayesesi böyle mi oluyor? Ha aslında ATATÜRK’de evrensel bir değer, evrensel bir kişilikdir ama evrene anlatamamışız; bu başka. Ya da; belki de Peygamberler’in üzerinden geçen tarih kadar, zaman kadar, zaman geçirmedi ATATÜRK. Ya’nî belki 1500-2000 sene sonra belki ATATÜRK için de Hz. ATATÜRK (s.a.v.) falan denilecektir ama henüz eskitemedik rahmetli ATATÜRK’ü.

Ama şu da bir gerçek ki; Peygamberlerin kıymetini, kadrini bilmeyenler ATATÜRK’ün kıymetini, kadrini değerlendirebilirler mi? Bilebilirler mi?

Bugün kudurgan bir hased ile, kıskançlık ile Peygamberlere laf sokuşturmaya çalışanlar, açıklarını arayıp gûyâ buldukları açıkları ile Onlar’ı küçük düşürmeye çalışanlar yarınlarda aynısını ATATÜRK içinde yapacaklardır; emin olun.

Peygamberler sizlerin bugün getirdikleri eleştirileri cevaplayarak tarihsel kişilikler haline gelmişler; isimlerini 2000 yıl daha geçse de yine sürdüreceklerdir. Ve sizler o isimler altında ezilip zelil kalmaya devam edeceksiniz. Kıskançlıkla Onlar’ı tu kaka göstermeye, açıklarını bulmaya çalışmak yerine Onlar’dan daha iyisini getirmeye çalışın, yapmaya çalışın ki Sizlerde isimlerinizi ilâ’l-ebed yaşatın. Ama şeytana uyarak, şeytana köle olarak bunu yapamayacağınızı da bilin; önce şeytandan ya’nî evhamdan, vesveseden kurtarın kendinizi ve böylece kendinizi sevmek için sebebiniz oluşsun. Uyuşturucudan, alkolden kurtarın kendinizi ki DNA’larınız programının, fıtratının gereğince sizi doğruya, saadete taşısın.

*********

İllüzyonist Tayyip demiştim yukarıda; evet illüzyonistdir kendileri, ustalar ustası bir taklidçidir. Anti-Cristtir. Benim kötü bir taklidimdir.

İnternetteki tanışıklığımız 2001’lere tekabül eder; IRC serverların birinde başlayan tanışıklığımız, kendisinin Ben’le ilgili loggedlerı kaydetmesi ile devam etmiş meğerse ve sürekli o loggedlerdan faydalanarak Ben’i taklit ediyor. MSN messengerda da devam etmiş dialoglarımız ve Ben O’nun % 47 almasına sebep olan siyeset taktiklerini de vermişim-verdim. Aldattı Ben’i, kandırdı; ne de olsa Anti-Crist.

Fethullah ile beraber bir hayli yol aldılar ama artık sonları geldi. Foyası ortaya çıkıyor yavaş da olsa. Son zamanlarını yaşıyor. Taklidçilikle gidilebilinecek mesafe ne kadar olursa o kadar işte.

Canım benim; sevsinler Sen’i. İyi keyif yaptın bu arada, göremeyeceğin şeyleri gördün; dile kolay Başbakanlık yaptın. Buna şükret. Ama ALLAH’a ne cevap vereceksin taklidciliğinle ilgili?

Beyt’ûl Makdis’in Luddi kapısına bırakma istersen işi. Hapse mi atarsın, öldürtürmüsün ne yapacaksan artık; umrumda değil ama defol git artık.

Hayatımın içine ettiniz; Anam gözlerimin önünde eriyor; Müslimânsınız öyle mi?

Bu hafta Cuma namazında merkezi yayınla hutbe veren Kocatepe Camiî imamı her kim ise; hasedinden kudurmuş “Peygamber soyunun ne ehemmiyeti var, ehemmiyet hizmet ile ölçülür” falan diyordu!!!

Benim canımı sıkmayın; Dininizi komple değiştiririm tamamen açıkta kalır rusvay olursunuz; ALLAH’ın dini diye yutturarak menfaatinizin hizmetkârı haline getirdiğiniz dini alır başınıza çalarım.

Bu ne yaman çelişkidir ki; her namazın sonunda Beyt-i Muhammed’in şerefinin Beyt-i İbrahim’in şerefi seviyesine çıkarılması için ve Beyt-i Muhammed’e de Beyt-i İbrahim’e lütfedilen kadar rahmet, bereket lütfedilmesi yönünde ALLAH’a yakaracaksınız ve de sonra Muhammed’in soyunun bir önemi yoktur, önemin ölçütü hizmettir diye hased yumurtaları yumurtlayacaksınız. ALLAH Bana bırakmaz, Kendisi rusvay eder sizi zaten amma belki de bunu Benimle eder. Kendinize gelin. Camiîlerden, hutbelerinizden, vaazlarınızdan parayı söküp atın. Dine parayı, menfaati sokuşturmayın. Çarparım hepinizi.

Saygıyla…

cancanBey

 

Not: İsa’yı mı taklid edeceksin, Hûlagû’yu mu; bir karar ver artık. Hûlagû bozuntusu Tayyip efendi; Almanlarla birlikteliklerimizin hangisinde kârlı çıktık; hepsinde de zararlı çıkmadık mı, Paganist Tayyip?

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

11月9日

Ben Mesihim ya da Mehdiyim diyecek. (İmâ ile belki)

.

Deccal

Deccal kim?

 

 

Her an her şey olabilir; tamamen Deccallerin kontrolü altındayım. Etrafımda Rahmânî hiçbir kimse yok, Annem haricinde. Hâl bu olunca da her an her şeyin olabileceği kaçınılmaz. ALLAH koruyanların en koruyanıdır; yaşamam hayırlı ise yaşatsın, ölümüm hayırlı ise öldürsün; takdir ALLAH’ındır.

 

Ancak; gerek İnsanlık adına gerekse de İslâm adına böylesi bir durum çok üzücü, çok kırıcı, çok manidâr. Böyle mi olmalıydı!?!

 

Çok gördüğünüz mevkiî, makam, sadece danışmanlık ve benzeri makamlardı ve bunu da kendimden ziyade, daha etkili olabilmek ve dolayısı ile de daha kısa sürede insanlığın huzuru, refahı adına daha çok şey yapabilmek içindi. Çok gördünüz, görüyorsunuz. Maksadım sesimi duyurmakdı. Sesimi duyurabileceğim mevkiîyi istedim sadece. Yazık!

 

Evet, Ben bir deliyim; Annem sabahtan beri açken, Ben O’na ekmek alabileceğim parayı Sizlere bu yazıyı yazabilmek için harcayacak, cafeciye vereceğim. Buradan çıkınca da Annem’in ve Benim hayatım için çareler arayacağım ama çarem yok. ALLAH bir yerlerden bir biçimde bir-iki öğün rızık verecekse verecek. Anlayabilecek misiniz?

 

*********

 

Deccal ve deccalerden de söz edeyim de, günahı üzerimden atayım ve en azından öleceksem de onlara, o’na son vuruşumu yapayım:

 

Tarih sayfalarında ve kutsal kitaplarda bahsi geçen Nebiî, Resûl, Veliî türünden insanlara karşı mücadele edenlere müşrik denmiş. Müşrik; iki adet bulunan şûrâdan negatif olanına verilen ad. Yâ’nî uyuşturucu kullananlar ve kullanmayanlar.

 

Uyuşturucu kullanmayanlar bir şûrâ, kullananlar diğer bir şûrâ.

 

Müşrikler, ALLAH’ı en iyi tanıyan, en iyi bilen ve fakat O’na karşı mücadele edenlerdir. Çünki; kullandıkları uyuşturucu maddeler beynin ALLAH ile bağlantı sağlayan bölümlerini örter ve fakat Şeytan ile bağlantı kuran bölümlerini ise olağanüstü işlevselleştirir. Nefisleri her insandan daha fazla ön plandadır; kibirlidirler, öyle ki, nerede ise ALLAH benim diyecek derecede kib’rederler.

 

Onlara bunu yaptıran ise sadece ve sadece kullandıkları uyuşturucu maddelerin genetik özellikleridir!

 

DECCAL ise yine uyuşturucu kullanıcısı bir zâttır ve deccallerin reisi, lideri, dehâsı, dâhisi konumundadır. Derdi ALLAH iledir, din iledir. ALLAH’ın varlığının kabullenilmişliğini yıkabilmek için her ne yol bulabilirse o yolu kullanıyor, kullanır, kullanacaktır. Mevcut tüm siyâsetleri, akımları, fikirleri önce ateist doğrultuda ve sonra da satanist doğrultuda kendisine kamuflaj olarak kullanıp yürüyecektir. Önce allahsızlık, sonra şeytancılık.

 

Ben bu sayfada gerek deccallere ve gerekse de Deccal’e karşı yapılması gerekenleri yazdım, söyledim; Deccal’e ait birkaç site adı da verdim ki; eklemede bulunayım: www.ilhan-arsel.org, www.turan-dursun.com ve zikretmeyeceğim birkaç site daha. Çokça sitesi var ve bu siteler tek elden yürütülmekte, yönetilmekteler. 

  Saygıyla…

  cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

9月29日

Son uyarı!

.

Şeffaf

Deccal kim?

 

 

18.Eylül.2008 tarihinde Recep Tayyip ERDOĞAN’ın çok kuvvetle muhtemelen DECCAL olduğunu ve aksini ancak DECCAL siteleri olan birkaç site adı vererek, anılan sitelerin kurucusu/yöneticisi/yazarı’nı ortaya çıkararak ispat edebileceğini söylemiştim:

 

Bugün ayın 29’u; aradan tam 10 gün geçmiş. Başbakan bu çağrımı, yazımı, sözlerimi duymamış olabilir mi? Mümkün mü? Her fırsatda “yerin kulağı vardır” lâfını söyleyerek “hepinizden haberdârım” îmâsında bulunup, etrâfa gözdağı veren Başbakan burada yazılanları duymamış mıdır/okumamış mıdır? Mümkün mü? Ülkedeki sinek vızıltısından haberdar olması gereken bir makâmı işgâl eden bir zâtın, üstelik Kendisi ile ilgili ve hattâ İslâmcı kimliğinin derin ilgi alanına giren DECCAL konusu hakkında istihbârâtının olmamış olması mümkün müdür?

 

Diyelim ki duydu, ki duymuştur, hattâ okumuştur; T.C. Devleti için anılan sitelerin kurucularının/yöneticilerinin/yazıcılarının bulunması 3 saatlik iştir. Ne oldu da hâlen ses çıkmadı bu hususda? Niye ses çıkmıyor? Niye bulunmuyor, ortaya çıkarılmıyor dinsizliğe övgü dizen, Hz. İsa’ya güyâ diz çöktüren, dinleri kin olan, kinlerinin dinleri olduğunu savunan bu siteler? Kendisi olduğu için olabilir mi?

 

DECCAL için bir elinde ateş, bir elinde su vardır deniyor; sanal elinde ateş, reel elinde su var olmasın? Sanal âlemde ırkçılık kisvesi altında dinsizliği, dinsizleri aynı safda sıklaştırıp, reel âlemde de dindarların saflarını sıklaştırıyor olmasın? Ve bu sâyede Kendi saltanatının idâmesini sağlamaya çalışıyor olmasın? Hem canını, saltanatını, diktasını sağlama almış olacak bu yolla; niye yapmasın? Kendisinden başkasının önemi niye olsun; 4 milyar insan ölse ne yazar DECCAL için? Geldiğinden beri bombalar, mayınlar patlamıyor mu?

 

İnanmak istemeyenler inanmayacaklardır; illâ başlarına felaket gelince gerçeğin farkına varacak fanatiklikde insanlar var, ki zaten; DECCAL insanları fanatikleştirecek denmiyor mu hadislerde? En küçük argümanı bile, grupları, safları fanatikleştirmek için kullanacak denmiyor mu? Şeker-Ramazan Bayramı muhabbetini niçin başlattı sanıyorsunuz? Şeker olsa ne olur, Ramazan olsa ne olur? Ülke ve Ülke insanının geçimine ne katkısı var bunun? Bir bardak suda fırtına koparmak deyimine güzel bir örnek değil midir bu muhabbet?

 

Neyse siz varın bildiğiniz yolda devam edin; ama bilin ki bu son uyarımdır, sizin için yapabileceğim başkaca  bir şey yok. Varın bildiğinizi okuyun. Benim sözüm aklı başında hakseverlere, vatanseverleredir ki; elinde anılan sitelerin arka planındakini ortaya çıkarabilecek gücü bulundurup da, kılını kımıldatmayanlar öte tarafda çok acılı hesap vereceklerdir; dilsiz şeytanlıktan yargılanacaklardır!!! Bill Gates’i dahi arkasına almış olabilir ama mutlaka o sitelerin arkasındakiler ortaya çıkarılabilinir? Çabuk olun yoksa DECCAL sizden çabuk davranarak ortalığı kan gölüne çevirebilir; demedi demeyin! Özellikle de bu vebali Sn. Dr. Devlet BAHÇELİ’ye ve elinden bir şey gelip de yapmayanlara yüklüyorum.

 

Benden bu kadar.

 

Saygıyla…

 

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

4月10日

Çabuk olmak lazım...

.

TIKLA

O oyunbaz. Peki ya Biz?

 

 

Ben artık, buralara bir şeyler yazmaktan yoruldum. Deccali bulmak konusunda, Devletimizden talep ve yardım beklemekten başka yapacak bir şeyim kalmadı. Devletimiz’den davet geldiği anda hazır olmaya çalışacağım; ölmez de sağ kalırsam Deccal’i bulmayı çok arzu ediyorum.

 

Devletimiz bu konuyu ne kadar ciddiye alacaktır bilemiyorum ama bilmelidirler ki, bilmelisiniz ki, son 2,5 yıldır Türkiye normal şeyler yaşamıyor ve üstelik Deccal gittikçe azıtmaya başladı zannımca…

 

Ha’tta galiba basın ve yayın araçlarına görüntü bile verdi, bilemiyorum!

 

Bir şeyin uzaması daima kötülerin işine yaramıştır, kötülüğün işine yaramıştır. Uzadıkça kötülük kazanır; sürünceme de bırakmak, ertelemek marazidir.

 

HAKK hakkımızda hayırlısını eylesin. Ama unutmayın ki, iletişim çağındayız ve Deccal bundan büyük yarar sağlıyor. Sürekli O’nun yalanlarına karşı doğruları anlatmakla olagelen hadise “Kaos ve Kozmos” dur. Bunun ise sonu gelmez. Her olguyu önce baş aşağı edip sonra düzeltmeye zaman kifayet etmez. Bu olay artık bitmeli…

 

Saygıyla…

 

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© 
Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

4月1日

Deccal ve H. Nihâl ATSIZ

.

TIKLA

Deccal ve sistemi

 

 

Birisi var; ha bire TÜRKÇÜLÜK na’raları atıyor ve bunu yaparken de İSLÂM’a, Peygamberler’e ve hattâ neredeyse ALLAH’a kafa tutuyor. Ve SÜPHANALLAH.

 

Sanırsınız ki, TÜRKLÜK, TÜRKÇÜLÜK ALLAH ile, Peygamberler ile, İSLÂM ile bağdaşık değil de, zıt kutuplardalar. Ne ya’nî TÜRKLER, TÜRKÇÜLER, TÜRKLÜK Şeytan’ın bağdaşıkları mıdır?

 

Ya’nî; adam alkolden kendisini beri tutamıyor ve tutamayınca da toplumda yer bulamıyor,  kabul edilmiyor ve böyle olunca da hemen bir çare buluyor; kendisini Şamanist ilan ediyor ki, alkol düşkünlüğüne meşrû’iyyet kazandırıyor, vicdanını rahatlatıyor gûya! Şamanist olunca katı ve keskin TÜRKÇÜ olmuş oluyor güya! Şamanist olabilmek için ise kendisini ATSIZCI olarak takdim ediveriyor. Gülermisiniz, ağlarmısınız? Sanki; Hüseyin Nihal ATSIZ bir gayrımuslim ve bir Şamanist!

 

ATSIZCILIK furyası yaratarak ve bu furyanın ardına saklanarak deccalliğini gizliyor, TÜRKLÜĞE bu yolla düşmanlık yapıyor; TÜRKÇÜLÜĞE nifak sokuyor.

 

Bir taraftan da Hz. Muhammed’e saldırıyor: burnunu elleri ile siler ve üstüne sürermiş; ulan Hz. Muhammed’i melek mi sanıyorsunuz? O’da senin benim gibi bir kul, bir insan. Kusursuz olmasını nasıl bekleyebiliyorsunuz? Sonra neden kusursuz olmalı? Doğruları aktarmak için kusursuz olunması gerektiği fikrinde iseniz bu fikri müteakiben kusursuz olanın, yani, ALLAH’ın mesajlarını doğrudan vermesi gerektiği fikrine kapılacak sapkınlıktasınızdır dememiz yanlış mı olur?

 

ALLAH’tan gayrısının kusurlu, eksik olabileceği fikrine neden uzaksınız? Kusurlu ve eksik olduğunuz için mi?

 

Kendinize toplumda yer edinmek gayretinde iseniz, daha makûl, daha akılcı fikirlerle ortaya çıkınız. H. Nihal ATSIZ sizin gibilerin ağzına hiç yakışıyor mu? Kim ki, ALLAH fikrine, İSLÂM’a, Peygamberler’e  lâf ediyor, biliniz ki TÜRKLÜK ile zerre-i miskâl kadar âlâkası yoktur.

 

Dünyaya Tek TANRI’yı, tek, bir kavramını öğretenler TÜRKLER’dir. ALLAH ve âlemlerini, sistemini anlatan öğreten TÜRKLER’dir. Şamanizm ilkel Müslümanlıktan öte bir şey değildir.

 

Hem sormak lazım “Ben Şamanistim” diyen TÜRKÇÜLER’e; “Sen’in TANRIN ne diyor, sistemi nedir? Âlemleri nedir, alametleri nedir?”

Yazım tarihi 01.04.2008

*********

 

Recep Tayyip ERDOĞAN diye birisi var; www.atsizcilar.com , www.nihalatsiz.com ve bunlara benzer bir çok TÜRKÇÜ içerikli site kurmuş!

Olamaz diyorsunuz değil mi?

Olur, olur. Bakın neden olur; bahsi geçen sitelerde TÜRKÇÜLÜK, IRKÇILIK yaparken bir tarafdan da bolca analı, bacılı v.b küfür edersin, yanısıra da ALLAH’a ve Peygamberlerine kem küm edersin, sinkaf edersin ve böylece hem TÜRKÇÜLÜĞÜ din dışı göstererek tû kaka etmiş olursun ve hem de TÜRKÇÜLÜK’den nefreti arttırdığın için insanları Din’e itmiş olursun ve fakat Din yoluna da A.K.P isimli tuzağı / ağı kurmuş olduğundan, insanlar ırkçılıkdan kaçacağım derken A.K.P’ye yakalanır. Yakalananların sayısı toplam seçmen sayısının % 55’i ni falan bulduğunda da Cumhuriyet’i lağveder ve kendini Halîfe ilân ederek teokratik monarşiye geçersin.

Hayal gücüm fazla mı yüksek?

Beyler, hanımlar, bahsi geçen siteler nerede ise 2001’den bu yana yayındalar ve TÜRK’den gayrı herkesi yerin dibine soktular; savaşmak dediler, kan dediler, kin dediler. Merhum TÜRKEŞ’e de saydırdılar, BAHÇELİ’ye de, İNÖNÜ’ye de, gûyâ Recep TAYYİP ERDOĞAN’a da, Necip Fazıl’a da v.s. Saymakla bitmez kalayladıkları, sıçtıkları, sıvadıkları.

Dışarıda TÜRKÇÜ avı başlatarak, yakaladığı TÜRKÇÜ’yü ERGENEKON terör örgütü adı ile bir dava türetip içeri tıkan Recep Tayyip ERDOĞAN denen zât, bu fitne, fesat, fucûr üreten siteler ve arkasındaki kişi için niye kılını kımıldatmıyor dersiniz?

Ama sadece TÜRKÇÜLÜK kisvesi ile fesâda boğuyor sanmayın, başka kisvelerle de yapıyor bunu ya, neyse…

Hâsıl-ı kelâm çok karıştırdı ortalığı, hallaç pamuğu gibi attı; denge falan kalmadı, bozdu tüm dengeleri, alt üst etti her şeyi.

Sonu nasıl olacak merak ediyorum; görürmüyüz acaba sonunu?

Ha, az daha unutuyordum; Hüseyin Nihâl ATSIZ’ın oğlu Yağmur ATSIZ’da Recep Tayyip ERDOĞAN’ın medya donanmasının amiral gemisi Star Gazetesi’nde yazmaktadır.

Babası gayrımuslim midir, şamanist midir soruları uçuşurken, sesi soluğu çıkmıyor konuya dair; acep nedendir?

Babası merhûm, bir muslimân mezarlığında medfûndur ve bilindiği kadarı ile de din değiştirdiğine dâ’ir vasiyeti v.b gibi bir kaydı da yoktur. Ne diyecek acaba Sn. Yağmur ATSIZ?

Yazı tarihi 07.05.2009

Saygıyla…

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

 
 16.Ağustos.2009                                                                              H. Nihâl ATSIZ kaçak mı idi?

.

renegadealien

Kaçak

 

 

Gizlenme gereği neden hâsıl olur? Ayıbı olmayan gizlenir mi? Atasözümüz vardır “her gizliliğin altında bir kabâhat yatar” diye; niye gizlenir kişi?

 

Ayıbın, kusurun yoksa neden gizlenesin?

 

Fikrine, zikrine güveniyorsan adam gibi çıkarsın ortaya söyler, yazar, sergilersin.

 

TÜRKLÜK, TÜRKÇÜLÜK korkaklıkla, kahpelikle özdeşleşebilir mi? Ben TÜRKÜM diyeceksin ama perde arkasından çıkmayacaksın! Bu mudur TÜRKLÜK?

 

TÜRKÜM, TÜRKÇÜYÜM diyeceksin ama ağzından sinkaf eksik olmayacak, otağ dediğin sanal platforumlarda “tek kişilik dev kadro” kurarak, binbir rumuzla / kılıkla ayrı kişiliklermiş gibi yazı yazacaksın ve bizden Sen’i baştacı etmemizi bekleyeceksin! Bu mudur TÜRKLÜK?

 

*********

 

Gelelim H. Nihâl ATSIZ konusuna:

 

H.Nihâl ATSIZ muslîman olsa n’olur, olmasa n’olur? Her düşünür, filozof, fikir adamı süreç içerisinde bir takım gel-gitler, zig-zaglar yaşarlar; H. Nihâl ATSIZ’da belli ki yaşamış.

 

Son kerte de muslimân olarak mı çenesini kapamış?Bilemeyiz.

 

Muslimândır ya da değildir. Ondan muslimânlık bekleyen falân da yok. Tanrı ile kendi arasındaki hususdur bu. En azından Ben’i bağlamaz. Sadece; H. Nihâl ATSIZ’a yaslanarak “ O muslimân değildi, demek ki olunmak gerekmiyor” şeklinde oluşturulan argümana dokunup geçtim; hepsi bu.

 

H. Nihâl ATSIZ peygamber falan değil, TÜRKLÜK’de din değil. H. Nihâl ATSIZ TÜRKLÜK âlemi’ne, tarihine, edebiyatına, san’atına v.s ışık tutmuş bir ulu çınardır, rehberdir, yol göstericidir; hepsi bu.

 

H. Nihâl ATSIZ satanist olsa idi, satanist olacak değildim, lâdinî olması da Ben’i lâdînî yapmaz; her ne ise ne? Ha kezâ; muslimânlık da Ben’i Arap yapmaz, yapamaz.

 

 

H. Nihâl ATSIZ’ın TÜRKLÜK ve TÜRKÇÜLÜK’e ilişkin tuttuğu ışıktan yararlanırım; TANRI’ya, Biz’e böylesi ulu ışıkları bahşetmesinden ötürü bir kez daha şükreder, hamdederim ve böylesi bir mensubiyetten de kıvanırım. Hepsi bu.

 

Saygıyla…

 

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi


© 
Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

2月20日

Kahkaha

.

Oyunbaz

DeccaL

 

 

 

Şu ülkeye bir bakın; ne kutlu bir ülkedir ki; Mesih & Mehdi bu ülkede, Deccal bu ülkede!!!

Bu ülke insanının büyük imtihanıdır galiba bu durum!

Kaçma şansın var mı bu imtihandan, ey bu ülkenin sevgili vatandaşları? Kaçamayacaksan, ki kaçamayacaksın; o halde, yapman gereken safını belirlemektir, belirlemendir.

Mehdi & Mesih safında, yani HAKK safında mı olacaksın, yoksa Deccal safında, yani İblis safında mı olacaksın?

HAKK safında olacağım diyorsan şayet; birlik ipine sarılacaksın kardeşim, ayrışmayacaksın, ayrılmayacaksın. Bütünleşmek için sebep arayacaksın, bahane arayacaksın; ayrışmak, ayrılmak, bölünmek, parçalanmak için değil.

 

Deccal’ın diğer sıfatı “OYUNBAZ” dır; O oyun oynar, yaptıkları O’nun için sadece bir oyundur. Yaramaz çocukların temizi kirletmekten, yapılmışı yıkmaktan, birliği parçalamaktan duyduğu zevkin ötesinde ayrıca bir yaşam sebebi yoktur O’nun. Sadece oyundur O’nun derdi, oynamak ve eğlenmek; insanları birbirine düşürdükçe, çıkarabildiği kadar fitne çıkardıkça, ekebildiği kadar nifak tohumu ektikçe, görebildiği kadar kan gördükçe, kesik başlar gördükçe, yıkık viran evler, köyler kasabalar, kentler gördükçe zevkten dört köşe olacaktır. Bunları yapabilmek için ise, o müthiş oyunbaz zekası ve sair özellikleri ile biz insanoğlunu elinden geldiği kadar birbirimize düşman edebilmek için sudan bahaneler, sebepler bulacaktır.

 

O öyle yaptıkça; biz birliğimiz ve yani dirliğimiz için sebep aradıkça, emin olun ki bugüne kadar hiç farkedemediğimiz, pas geçtiğimiz milyonlarca sebep göreceğiz.

 

Yani; ey sevgili HAKK dostları: Birleşmek için sebep arayalım, Deccal’ın ekmeğine yağ sürmeyelim, O’nu sevindirmeyelim; O’na çığlıklı, derin, ince, mermi gibi keskin kahkahalar attırmayalım. Çok dikkatli davranalım dostlar; birlik için emin olun, milyonlarca sebebimiz var.

 

Deccal, kürt diyor, türk diyor, şu diyor, bu diyor; nifak üstüne nifak sokuyor. ALLAHSIZLIĞA davet ediyor, Peygamberlere hakaret üstüne hakaret yağdırıyor; akla hayale gelmeyecek türlü bahaneler buluyor, söylüyor, yazıyor.

 

Birleşmek için hiç bir şey söylemiyor, yapmak için hiç bir şey söylemiyor, olumlu hiç bir şey söylemiyor; söyledikleri hep ayrıştırmak adına, yıkmak adına, bozmak adına. Yapılanı korumak ya da daha mukavim hale  getirmek için ve yahut da güzelleştirmek için konuşmuyor. Çünki o bir DECCAL; böyle programlanmış, yapısı bu. O sadece oyun oynar,  o bir oyunbazdır; o yıktıkça, yaktıkça velhasıl olumsuz  herhangi bir fiil oluşturdukça, çınlayan kahkahalarını atacaktır; o adeta mermi gibi çınlayan kahkahalarını. Her gün, her saat bilgisayar başında, hiç ara vermeksizin, çeşitli dillerde ve çeşitli sitelerde binlerce nifak tohumu ekmektedir.

 

Hâsıl-ı kelam; Deccal’a kanmayın. İsterseniz kanın, aldanın. Siz bilirsiniz. Ama şunu bilin ki; O kan gördükçe, zevkten şuh, derin, çiğ, mermi gibi kahkahalar atacaktır, hatta atıyor. Ama bir taraftan da korkuyor, çünki biliyor; Mesih & Mehdi kendisine her geçen gün biraz daha yaklaşıyor.

 

Devlet’in yetenekleri elimde olsa o’nu çoktan bulurdum.

 

Saygıyla...

 

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

10月13日

Bumerang

.

NARKO-OPERASYON

BUMERANG 

 

Kendi pisliğinde yüzen Devlet durumuna düşüyoruz adeta; bir devlet düşünün ki (ya da bir birey), kendisine reva görmediğini bir başka devlete reva görüyor!

 

Çok bilmiş Devlet Adamlarımız sayesinde neler ile boğuşmak durumunda kalıyoruz; neymiş efendim Behçet CANTÜRK v.b P.K.K’ya finansman sağlıyormuş, ortadan kaldırılmalıymış diyerek KADIN’ı kandırarak onay aldıktan sonra, anılan şahsiyetleri öldürmek sureti ile NARKOTİK piyasanın gelirini elde etmek gayesi güdenlerce ne hale getirildik.

 

Behçet CANTÜRK v.b yanlış yolda idi ama hiç olmazsa NARKOTİĞİ iç piyasaya sürmüyorlar ve bu trafiğin uzman polisi durumunda idiler.

 

Şimdi o piyasanın, o alemin büyüsüne kapılıp piyasayı ve alemi ele geçirmek gayesi güdenler başımıza neredeyse kurtarıcı oldular. Kim mi? Onu da siz bulun!

 

Önce ki yazılarımda Kamu Kurumlarında çalışanların sıkı denetimden geçirilmesi gereğinden dem vurmuştum. Bundan anlaşılması gereken Devlet’in her birimi olmalıdır. Yani parlementeri de, istihbaratçısı da, askeri de.

 

Olmaz demeyin; daha geçtiğimiz hafta içerisinde İtalya Parlementosunun 16 üyesinin 12’si esrar kullanıcısı, 4’ü ise kokain kullanıcısı çıktı.

 

Ey halk, vatandaş, yani sıradan insanlar; nasıl yönetildiğinizi bilmezseniz Firavunların, Kayzerlerin kölelerine dönmeniz yakındır. Karınız, kızınız firavunların, kayzerlerin oyuncakları olacaktır, biliniz.

Sizler ise birer köleden başka bir şey olmayacaksınız.

 

Kendi güvenliğinizi, esenliğinizi, sağlığınızı, namusunuzu, onurunuzu, şerefinizi başkalarının korumasına bırakır ve o başkalarını bihakkın denetlemez iseniz, olacağınız cahilliye devrindekinin aynıdır.

Bu askerdir, bizim ordumuzdur, bu devlet adamıdır, bu bürokrattır, bu din adamıdır, bu devlettir deme durumunda değilsiniz.

 

Askerimiz, bürokratımız, parlementerimiz, memurumuz, işçimiz, din adamımız, devlet adamımız, polisimiz, hakimimiz, savcımız kimdir, nedir? Bilmelisiniz.

 

İyi de bizim bunlara nasıl gücümüz yeter diye korkmanın yeri ve gereği de abestir. Çünki;

 

Alî İmran Suresi:

 

119-Ha sizler öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, onlar ise, bütün kitaba inandığınız halde sizi sevmezler. Sizinle karşılaştıklarında : "Biz inandık?" derler. Yalnız kaldıklarında ise size olan kinlerinden aleyhinizde parmaklarını ısırırlar. De ki: "Kininizle ölünüz!" Allah, kesinlikle bütün sinelerin özünü bilir.

 

120-Size bir iyilik dokunursa, fenalarına gider, başınıza bir musibet gelirse onunla ferahlanırlar. Eğer sabırlı olur ve iyi korunursanız, onların hileleri size zarar vermez. Çünkü Allah, onları kendi yaptıkları ile kuşatmıştır.

 

121-Hani bir vakit erkenden, müminleri savaş için elverişli mevkilere yerleştirmek üzere, ailenden ayrılmıştın. Allah işiten ve bilendi.

 

122-O zaman içinizden iki grup oluşturanlar, Allah yardımcıları iken, yılıp çekilmek istemişlerdi. Demek ki, inananlar, yalnızca Allah'a dayanmalıdırlar.

 

123-Gerçek şu ki, sizler çaresiz birkaç kişi iken Allah, size Bedir'de sırf yardımı ile zafer verdi. O halde Allah'tan korkun ki, şükretmiş olasınız.

 

124-O vakit sen inananlara: "Rabbinizin size indirilmekte olan üç bin melekle yardım etmesi size yetişmez mi?" diyordun.

 

125-Evet sizler sabreder ve itaatsizlikten sakınırsanız onlar da hemen üzerinize saldırırlarsa, Rabbiniz size beş bin nişanlı melekle yardım edecek.

 

126-Bunu Allah size yalnızca bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Zafer, yalnız güçlü, hikmet sahibi Allah'tandır.

 

127-Küfredenlerden bir kolu kessin veya perişan etsin de hayal kırıklığına uğramış olarak dönüp gitsinler diye.

 

144-Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. Şimdi o, ölür veya öldürülürse, siz gerisin geriye mi döneceksiniz? Her kim geri dönecek olursa, kesinlikle Allah'a bir zarar veremeyecektir. Fakat Allah, şükredenleri yakında mükafatlandıracak.

 

145-Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse ölmeyecektir. O, vadesi yazılmış şaşmaz bir yazıdır. Bununla birlikte kim dünya nimetini isterse ona da ondan veririz. Şükredenleri ise kesinlikle mükafatlandıracağız.

 

146-Nice peygamberler vardır ki, bir çok Allah erleri onların maiyyetinde savaştı ve Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler, zaaf göstermediler ve baş eğmediler. Allah da sabredenleri sever.

 

147-Onların: "Ey Rabbimiz günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla, savaş alanlarında ayaklarımızı iyi dire ve kafirlere karşı bizlere zafer ver!" demekten başka bir sözleri de yoktu.

 

148-Allah da onlara hem dünya nimetini verdi hem de ahiretin güzel sevabını verdi; öyle ya Allah güzel iş yapanları sever.

 

149-Ey iman edenler, eğer kafirlere itaat edecek olursanız, sizleri tersine çevirirler de öyle bir inkılaba uğrarsınız ki, bütün hüsran içinde kalırsınız.

 

150-Doğrusu sizin yardımcınız sadece Allah'tır. O, yardım edeceklerin en hayırlısıdır.

 

151-Allah'ın hiçbir delil indirmediği şeyleri, ona ortak koştukları için, o kafirlerin kalplerine korku düşüreceğiz. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne de kötüdür o zalimler yatağı!

 

152-Gerçek şu ki, sizler Allah'ın izniyle onları kesip doğrarken, Allah'ın size va'di doğru çıktı. Nihayet o sevdiğiniz zaferi Allah size gösterdikten sonra isyan edip verilen emirde çekişip yıldığınız ana kadar ki, kiminiz dünyayı, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra Allah, sizleri denemek için onlardan (geri) çevirdi. Bununla birlikte sizi de bağışladı. Çünkü Allah'ın inananlara bir lütfu vardır.

 

153-O sırada siz sürekli uzaklaşıyor ve dönüp bakmıyordunuz. Peygamber ise arkanızdan sizleri çağırıp duruyordu. Bunun üzerine Allah, ne elinizden kaçırdığınız zafere ne de başınıza gelen felakete üzülmeyesiniz diye, kederden kedere uğrattı. Allah ne yaptığınızı biliyor.

 

154-Sonra o kederin arkasından size içinizden bir zümreyi saran bir güven, bir rahatlık indirdi; diğer bir zümre ise kendi dertlerine düşmüş, Allah'a karşı cahiliyye kanaatine benzeyen gerçek dışı bir kanaat besliyorlar: "Bizim yapacağımız bir şey var mı?" diyorlardı. De ki: "Şüphesiz, bütün iş Allah'ındır." Onlar, içlerinde sana açıklamadıkları bir şey gizliyorlar, "Bizim bu işte görüşümüz alınsaydı burada öldürülüp gitmezdik" diyorlar. De ki: "Evinizde bile olsaydınız öldürülmesi takdir edilmiş bulunanlar çaresiz yine çıkıp ölecekleri yerleri boylayacaklardı. Allah içinizdekileri yoklamak ve yüreklerinizdekini meydana çıkarmak için bunu başınıza getirdi. Allah sinelerin özünü bilir.

 

157-Andolsun ki, eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz kesinlikle Allah'ın bir bağışlaması ve rahmeti, onların dünyada kalıp toplayacakları şeylerden daha hayırlıdır.

 

158-Andolsun ki, ölseniz de öldürülseniz de kesinlikle Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

 

Nisa Suresi:

 

84-Onun için Allah yolunda çarpış. Ancak nefsinden başkasıyla yükümlü değilsin! Mü'minleri de çarpışmaya teşvik et; umulur ki Allah o küfretmekte bulunanların baskılarını defeder. Allah baskıca daha zorlu, azap vermek bakımından da daha şiddetlidir.

 

Maide Suresi:

 

54-Ey iman edenler, içinizden kim dininden dönerse, duysun: Allah onların yerine, kendisinin sevdiği, onların da kendisini seveceği, mü'minlere karşı boyunları aşağıda, kafirlere karşı başları yukarıda, Allah yolunda savaşan, dil uzatanın kınamasından korkmayan bir kavim getirir. İşte o, Allah'ın bir lütfudur ki, onu dilediğine verir. Allah, ihsanı bol, herşeyi bilendir.

 

EN’AM SURESİ:

 

48-Biz o gönderilen peygamberleri rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz. Onun için kim iman edip dürüstlük yolunu tutarsa, onlara korku yoktur ve mahzun da olmayacaklardır.

 

YUNUS SURESİ:

 

62

Gözünüzü açın! Allah'ın velîleri için hiçbir korku yoktur. Tasaya da düşmezler onlar.

 

(Devam edeceğim.)

 

                                                   cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

Ey A.K.P ve ey DEVLET! Ey HAKK Erleri! Ey TÜRKOĞLU!

.

Anafor

Hangi Anafor?

İlahi mi? 

Şeytani mi? 

Durumun vehametinin farkında değilsiniz; Size dilimin döndüğünce anlatayım:

 

Esrar, kokain, eroin v.b isimler İblis Ordusundaki rütbe isimleridir. Şakaya gelir tarafı yok, bu bir varlık, yokluk mücadelesidir. Ya HAKK galip gelecektir ya da İblis. Elbette ki HAKK galip gelecek ve nurunu tamamlayacaktır, ancak; HAKK’ın nurunu tamamlaması adına HAKK’ın askerlerinin devreye girmesi ve savaşması gerekmektedir. İblis’in ordusuna karşılık HAKK’ın ordusu.

 

Esrar, kokain, eroinin insan üzerindeki etkileri dünyeviliktir. Yani; salt kendi benliğini düşünür NARKOTİK kullanıcıları. Önemli olan sadece ve sadece kendi rahatları ve zevkleridir. Bunun dışında hiçbir şeyin önemi yoktur. Vardır deseler de yoktur.

 

Ve müthiş derecede kıvrak zekaya sahip olurlar NARKOTİK kullanıcıları. Firesiz, kusursuz derecede rasyonalist ve materyalist düşünürler. Duygu ölmüştür. Sadece ve sadece mantık devreye girer. Ve fakat mantıkları sadece NARKOTİK temin etmek için işler. Hayatta kalma sebepleri de NARKOTİK kullanmak içindir. Yaşamayı çok severler. Ama NARKOTİKSİZ yaşayamazlar neredeyse, mutlaka ve mutlaka bir şekilde, bir yol ile NARKOTİK bulmalıdırlar. Her yol mübahdır. Çünki NARKOTİK olmaz ise, gergin olurlar.

 

İyi ama nereden bulacaklar, nasıl temin edecekler NARKOTİĞİ? Kullanıcılar beden işleri yapmazlar ve yapamazlar. Normal bir çalışma biçimi, döngüsü, sistemi onlar için zuldür. Aptal işidir. Ve zaten bedenleride, moral sistemleride buna engeldir.

O halde; en kestirme yol yeni içiciler temin etmektir. Yeni içicilerin paraları, maddi, bedeni varlıkları süresince NARKOTİK temin edilmiş olur. Yeni içici orduya asker olma raddesine geldiğinde zaten maddi anlamda sıfırı tüketmiş olur. Ve artık o da bir usta askerdir. Bu arada yeni içiciye direkt ya da dolaylı sattıkları NARKOTİK maddeden elde ettikleri gelirle de yaşamsal diğer ihtiyaçlarını karşılarlar.

 

Tam bir Orman kanunu geçerlidir. Güçlü zayıfa hükmeder. Klan halindedirler. Müthiş bir disiplin hakimdir. Herkes yerini, mevkiîni bilir.

 

Sadece yeni içici temin etmekle iştigal etmezler elbette. Birinin içici olması için gerekli zemin aynı zamanda geçim ve zevk kaynaklarıdır ki; bunlar kumarhane, kahvehane, kerhane, bar, pavyon, gazino, casino ve türevleridir. Bu yolla hayat olması gerekenden daha pahalı hale getirilir. İnsanlar pahalılıktan bunalarak YARATILIŞI, DİNİ, ALLAH’I, SİSTEMİ sorgulamaya başlarlar yani imanları zayıflatılır. Ahiret inancı yok edilir. Her şey bu dünyadan ibarettir demeye başlarlar ki; artık her şey dünya için yapılmaya başlanır. Her şey zevkten ibarettir artık; Ben büyüğüm diyebilme zevki, ben akıllıyım diyebilme zevki, velhasıl “BEN” zevki.

 

İblis bencilliğin, kibrin, kıskançlığın sembolüdür zaten, KİTAB’a göre; öyle ya; ALLAH Ben çamurdan bir halife yarattım dediğinde, İblis bencilliğinden ötürü kib’rederek insanı kıskanmamış mıydı? Ben çamurdan yarattığına mı secde edeceğim dememiş miydi? Babanın evlatları arasındaki öne çıkma kavgası gibi; nihayetinde Baba’ya gelip “Bak benden daha çok tercih ettiğin ve üzerimize veli, vasi tayin ettiğinin durumunu görüyor musun; nasıl da emrime girdiler, nasıl da yendim ben onu…” diyerek böbürlenecek ya. Tam bir bencillik örneği değil mi bu durum sizce de? Böbürlenmek, yani kibirlenmek, yani ben senden büyüğüm demek!!!

Kim kimden, ne neden büyük? Hepimiz tek bir vücudun organları değil miyiz? Hepimiz o tek vücudun tamamlayıcıları değil miyiz? Vücudumuzun herhangi bir organında bir araz meydana geldiğinde bu araz (duruma göre zaman içerisinde) diğer organlara sirayet etmiyor mu?

 

Evet! Ya HAKK’ın ordusu galip gelecek ki; hep beraber paylaşarak, paslaşarak daha da yüceleceğiz. Ya da İblis’in ordusu galip gelecek ki; onursuz, şahsiyetsiz olup ezilecek, alçalacağız.

 

Ancak alçaklar kibreder. Ancak alçak olduğunun farkında olanlar kıskanır. Ancak alçak olduğunu bilenler “Ben, ben ben” , “Ben en akıllıyım, en yüceyim” der.

 

PEKİ NASIL MÜCADELE EDİLMELİDİR           :

 

Kesinlikle ve kesinlikle Kamu Kurumlarında NARKOTİK kullanıcısı barındırılmamalıdır:

 

Gayrı muntazam zamanlarda ve fakat kısa aralıklarla ter, tükürük, kan, idrar ve kıl testleri uygulanarak kullanıcıların tesbitinin yapılarak acımaksızın Kamu Kurumları ile ilişiklerinin kesilmesi gerekmektedir.

 

Bu arada; bir kısım ilaçlar ve gıdalar bazı narkotik ürünlerin kan ve idrarda görünmesini engellemektedir. Dolayısı ile en sağlıklı testler ter, tükürük ve kıl testleridir.

 

Bunun alkol kullancılığı ile mukayesesi safdilliktir. Kaldı ki alkol de zaten İblis’in idrarıdır. İnsanı NARKOTİĞE götüren akarsudur.

 

Not: “Bu bir anafordur. Aynı etkinlikte cevap bulmalıdır.”

 

cancanBey

 

(Yoruldum, kısmet olursa ileride ayrıntılandırabilirim belki.)

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem

8月24日

Dünyanın ve DEVLETİMİZ'in en önemli sorunu!!!

.

Şeytan

Şeytan'ın

Süvarileri, 

Piyadeleri 

Elmalı'lı M. Hamdi YAZIR çevirisi ile İsrâ Sûresi:

61. Yine unutma ki, bir vakit meleklere: "Adem için secde edin" demiştik; derhal secde ettiler, fakat İblis "Ben bir çamurdan yarratığına secde mi ederim!" dedi.

62. Dedi ki: "Şu benim üzerime üstün kıldığın kişiye baksana! Yemin ederim ki eğer Bana kıyamete gününe kadar süre verirsen, Ben O'nun zürriyetini pek azı hariç, kesinlikle kumandam altına alacağım."

63. ALLAH buyurdu ki: "Haydi defol! Onlardan sana her kim uyarsa, biliniz ki cehennem sizin cezanızdır. Hem de mükemmel bir ceza!"

64. "Onlardan gücünün yettiğini sesinle oynat; süvarilerin ve piyadelerinle üzerlerine bas gürültüyü; mallarına, evlatlarına ortak ol; ve onlara v'adlerde bulun." Fakat şeytan onlara bir aldanıştan başka ne v'ad eder?

65. "Doğrusu o benim kullarım yok mu, senin onlar üzerinde hiç bir saltanatın yoktur!" Vekil olarak Rabbin yeter!"

Yukarıda 5 tane Âyet-i Kerime naklettim; bahsedeceğim konu için sadece 64. Âyet yeterliydi;

64. Âyet'de bah'solunan Şeytan'ın Süvarileri ve Piyadeleri konusuna kafam takıldı. ALLAH (c.c) neden Süvarilerini ve Piyadeleri bize bildiriyor?Kimdir bu süvariler ve piyadeler?

Cevap arayalım:

KUR'AN'da 3 Sûrede Zakkumdan söz edilir. Bunlar sırası ile 37. Sûre olan Saffat yani Safdaşlar, 44. Sûre olan Dühan yani Duman ve 56. Sûre olan Vakıa yani Olgu sûreleridirler.

Safdaş, duman ve olgu!!!

Zakkum şekil bakımından en detaylı olarak SAFFAT Sûresinde tarif edilmiştir bizlere ki; Köklerinin cehennemde olduğundan ve tomurcuklarının olduğundan ve bu tomurcuklarının da şeytanın başına benzediğinden söz edilmiştir.

İnsanda bırakacağı etki olarak ise; sıcak maden eriyiğine benzetilerek, karınlarda kaynama ki, sıcak suyun kaynaması gibi kaynacağı, susuzluk/sıvısızlık hissi ile üzerine içecek arayışı, deve gibi içmek, mideye kaynama hissi veren içkiler içmek ile tarif edilmiştir.

Bunu kimlerin kullanacağını ise; "Cehennemlikler bundan yerler ve karınlarını bununla doyururlar."  ve "Şüphesiz zakkum ağacı günahkarların cehennemdeki yiyecekleridir." ve de "Sonra Siz, ey doğru yoldan sapan ve Hakk'ı yalanlayanlar! Siz cehennemde mutlaka zakkum ağacından yiyeceksiniz. Karınlarınızı onunla dolduracaksınız." diyerek tarif etmiştir.

Gelelim Zakkum'un Şeytan ve askerleri ile ilgisine:

Hint Keneviri bitkisi yani bilinen adıyla ESRAR içicileri Şeytan'ın Süvarileri ve Piyadeleridirler.

Hint Kenevirinin tomurcukları şeytanın başına benzer.

Hint keneviri kullanıcıları hep susarlar ve her içişten sonra mutlaka sıvı alma ihtiyacı hissederler.

Hint keneviri midede yanma, kasılma, bulantı yapar.

Hint keneviri içcisinin başında sıcaklık hissi oluşur.

Hint keneviri boyunu köküne verir. Uzun süreli yaşatılsa köküne ulaşmak için aylarca kazı yapmak gerekebilir.

Hint keneviri içicileri kendilerini şeytanın askeri olarak görürler ve fakat zikretmeyebilirler.

Hint keneviri içicileri kendi saffatlarında rütbe almak için üstün gayretler sarfederler.

Ne sözlü ne de yazılı yasaları sözkonusudur; sadece şeytanın emri ile davranırlar.

ALLAH safdaş, duman ve olgu ayetlerinde zakkumdan söz etmiş. Neden?

Hz.Adem ve Hz.Havva'ya şu ağaçtan yemeyin demiş ve fakat Şeytan onlara vesvese vererek yedirmiş ve böylece Cennet'ten kovulmalarını sağlamış. Şeytanın ağacı neydi? Zakkum mu?

Ki o ağaçtan bahsedince çirkinlikleri öne çıktı denmiş. Evet Hint keneviri kullanıcıları tamamıyla her ne kadar çirkin duygular, kötü duygular varsa hep onunla yaşarlar. İyilik yoktur.

Hint Keneviri genellikle sigara gibi içilir. Ve isimlerinden biri de "DUMAN"dır!

Şimdiki Süvarileri gece çalışan Taxi esnafının %99'u, toplam taxi esnafının %70'idir, kalan %3o'u da potansiyel içicidir dersek abartmış olmayız. İtirazı olan Taxici kan ve idrar örneği verir! Kanı ve idrarı temiz çıkanlar ancak %1 lik kısmıdır gece taxicilerinin.

Piyadeleri mi? E onları da süvarilerden yola çıkarak bulabilirsiniz.

*********

Ey DEVLET!

Bütün kamu personellerini ve kamu hizmetinde bulunanları ve de kamu binalarına dışardan hizmet verenleri ESRAR içiciliği hususunda denetlemelisin ve denetlemeleri belirsiz periyodlarda yapmalısın ve üstelik bu konuda Emniyet Teşkilatına güvenmemelisin (Narkotik Şubelerin de %70'i içici, kalanı potansiyel içcidir), Bu konuda çok çok özel bir birim oluşturmalısın! Oluşturacağın bu özel birim adeta "DECCAL AVCILARI" olarak çalışmalıdırlar, bu ise ancak ALLAH'a yürekten bağlı kimseler ile mümkündür. Sağlam, çok sağlam iman ile mümkündür ve çelik gibi iradeleri olmalıdır. Yaptıkları işi ALLAH'a karşı görev inancı ile yapanlardan oluşmalıdır bu özel birim.

Ey DEVLET!

Bütün Camîî, türbe, medrese, tekke, kabristanları çok sıkı denetim altında bulundurmalısın. ALLAH Şeytan'ın, Şeytan ALLAH'ın paratonerleridirler. Tüm büyük ve merkezi camîî etrafları, bahçeleri Esrar içicileri, satıcıları, yetiştiricileri ile doludur. Civarlarında bulunan dilenciler Esrar yetiştiricisi, satıcısıdırlar. Civarlarında ki evlerin bir çoğu bu dilencilerindir. Ki bunlara genellikle çingene denir. Teber çingeneleri.

*********

ALLAH'ın askerlerine kimin gücü yeter.

ALLAH TÜRK'ü korusun ve Yüceltsin.

cancanBey

Anasayfa

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Directory of General BlogsReligion Blogs - Blog Top SitesDirectory of Philosophy BlogsTurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

© Ahir Zaman ( Son Çağ ) & Ashab-ı Kehf & ERGENEKON       

© Deccal  

© Mehdi & Mesih     

© KIYAMET    

© Süfyaniler   

© Bana dair...               

© M.H.P. & Ülkücüler & Milliyetçiler   

© Gazeteci & 301. Md.   

© Fa'iz  

© TÜRK Gücü     

© Dua     

© Gündem