Devlet kelime anlamı olarak “evlatları olan”dır. Yani, “Baba”dır. Peki Babalığın asgari kuralları nelerdir:
Baba:
Alan mıdır, veren midir?
Söven, döven midir? Sayan, seven midir?
Aç bırakan mıdır? Doyuran mıdır?
Sokağa atan mıdır? Eve alan mıdır?
Cahilliğe terk eden midir? Eğiten midir?
Bu örnekler çoğaltılabilinir; Babaya da, insana da iyi olmak, yararlı olmak, olumcul olmak, verimcil olmak, insancıl olmak, yapıcı olmak, kolaylaştıran olmak yakışır. Ha’tta; Esmâ’ül Hüsna’da bildirilen hasletlerin olabildiğince fazlasına sahip olmaya çalışmak yakışır, Baba’ya da, insana da, Devlet’e de.
Peki; gerek Bizim Devletimiz ve gerek ise de diğer Devletler yukarıda bahsi geçen özelliklerde midirler?
Elbette; hayat bir tekâmül sürecidir; sürekli iyiyi, doğruyu, güzeli aramak, yaşayan bir olgudur. Eksiklikler hep olacaktır ama olmamalıdır!!!
*********
Devlet; veren olması gerekirken, neden hep alandır? Vergi toplar ve topladığı vergilerle baraj yapar ve de o barajlardan ürettiği elektriği yine ve yeni bir bedel mukabilinde verir.
Topladığı vergi ile köprü yapar ve fakat köprüden geçirmek için yine ve yeniden para ister-alır.
Topladığı vergi ile yol yapar ve fakat ondan da geçmek için yeni, yine bir bedel ister.
Otobüs alır ve fakat binebilmek için bilet ister. Ve saire, ve saire, ve saire.
Ulan, onları zaten benim, babamın, anamın, dedemin, büyükdedemin, ninemin, ağabeyimin, ablamın, teyzemin, dayımın, amcamın parasıyla yapmadın mı? Zaten sahibi ben değil miyim?
Daha ne parası vereceğim ben sana?
Benim param ile gölet yapar, yaptığı göletde biriken suyu bana satar. Ha’tta; iyi suyu şişeler ve daha fazla bedeli mukabilinde oraya, buraya satar. Kötü suyu da çeşmeden satar.
Ulan, o suyun, toprağın, havanın bedelini zaten kanımızla ödemedik mi? Vergilerimizle ödemedik mi? Gerektiğinde ölmek üzere hepimiz askerlik yapmıyor muyuz?
*********
Bir atasözü var, der ki “akarsu kir tutmaz” , yok arkadaş, artık akarsularda kir tutuyor, mızrak artık çuvala sığmıyor:
Vergi denen mefhum bir akarsu durumunda ve sürekli aktığı için, içinde ne akıyor belli olmuyordu, debisi ölçülmüyordu, ama artık vergi denen mefhum lağım içeren kanalizasyon konumunda.
Nereye gidiyor bu paralar beyler, hanımlar? Ne bitmez hırsızımız varmış bizim yahu! Hırsızlıktan doysa fare doyardı, hırsızın doyduğu görülmüş mü hiç? Vergi vereceğiz çalacaklar, bir daha isteyecekler, vereceğiz yine çalacaklar ve bir daha isteyecekler. Yetmeyecek, bilet parası isteyecekler, geçiş parası isteyecekler, su parası isteyecekler, elektrik parası isteyecekler. Ulan, zaten vermedik mi biz bunların paralarını, bedellerini?
Ulan zaten bu baraj benim değil mi? Bu elektrik benim değil mi? Bu su benim değil mi? Kimin malını kime satıyorsunuz yahu?
*********
Bir yerde mal havuzu birikirse, hırsızı da birikir. Sisteme bakın; hırsızların adı bankacı, hırsızlığın adı bankacılık olmuş. Ha bire çalıyorlar…
*********
ALLAH fırsat verirse; bu konuya devam edeceğim. Son diyeceğim şu ki; bunları sorduğum için Bana deli diyecekseniz, bunları sormayıp ha bire veren sizler ve çalan sizler akıllı mı oluyorsunuz?
Saygıyla…
cancanBey
◙ Anasayfa




